Bir kaç gün önce 20 yaşıma girmişim. Bunu farkedince şöyle bir geriye baktım. Kendimi bildim bileli ki kendimi 6 – 7 yaşımdan ber biliyorum, hiç de o kadar çok zaman geçmiş gibi değil.
Böyle düşünürken ilk elektrik/elektronik ile ve bilgisayarla tanışmam aklıma geldi. İlkler unutulmaz ya…
Elektronik macerası ayrı bir konu, ben bilgisayar denilen alet ile ne zaman tanıştım ve hangi cihazla tanıştım, onu anlatayım. Yıl 1995 yada 1996, daha okula gitmiyorum yani. Babamın işyerine gidiyorum sık sık ve orada bir cihazla tanışıyorum. Oynamam için önüme konuluyor, böyle tuşları var, bildiğin klavye.
Ekran ise yemyeşil, tek yapabildiğim harflere basmak… Ekran bir süre sonra böyle;
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrppppppppppppppppppppppppppppppppppppffffffffffff fffffffffffffffflllllllllllllllllllllllllllllllllllrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrriiiiiiiiiiiiiiiiii qqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqööööööööööööööööööööööööööööö
Tek yapabildiğim tuşlara basmak yani.
Haa, klavye F klavyeydi bu arada. Bu bilgisayarcık iki parçadan oluşuyordu, klavye ve monitör. Fişini takıp düğmesine bastığın an açılıyordu. Windows mindows yok, yemyeşil bir ekran. MS-DOS’un yeşil hali yani.
Şimdi eski topraklar hemen bilirler bu cacığı, bu Amstrad marka bir bilgisayardır. 1985 yıllarının ünlü işlemcisi Z80′den güç alır. İşlemci 4 MHz’dir, 48 KB ROM belleği ve 128 KB RAM belleği vardır. Ekran çözünürlüğü 600×200 piksel kadardır. Fazla meraklanmadan Amstrad’a bir göz atalım. Read more
