Bulut Bilişim ve Güvenlik – Analiz Ettim v.11

Bulut Bilişim, global adıyla Cloud Computing geniş bant internetin bir meyvesi. GMail, Google Docs, Dropbox ve Windows Live Skydrive; isimlerini uzun süredir duyduğunuz bulut bilişim ürünlerinden bir kaçı. Bulut Bilişimin amacı kullanıcı sistemlerindeki iş yükünü azaltmak olarak özetlenebilir. Bir şirketin uygulaması için ise uygulamayı barındıracağı sunucu sistemlerinin masraflarının daha makul hale gelmesi denilebilir. Bulut bilişim ürünleri kullanıcılarının verilerini internet ortamında bardındırır ve kullanıcılara her an bu bilgilere ulaşabilme imkanı sağlar.  Sadece veri saklamak değil mesele, netbook yada benzeri cihazların web tabanlı uygulamalarla bu verileri işlemesi de sağlanabilmekte. Mesela Google Docs ile her türlü ofis dökümanı oluşturabilirsiniz. Bu durum kullanıcıyı yüksek donanım masrafından kurtardığı gibi paket program lisansı ücretinden de kurtarır. Bulut bilişimi az çok tanıdınız yada zaten biliyorsunuz, daha fazla bilgi için Google’ı kullanabilirsiniz, şimdi bulut bilişimin potansiyel dezavantajına bir göz atalım: Okumaya devam et Bulut Bilişim ve Güvenlik – Analiz Ettim v.11

Reklamsız Dergi: Yıldız Tornavida

Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki bol “eee”li öğrenci kulübü YTU-IEEE‘den daha önceleri bahsetmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam geçtiğimiz yıl Üniaktivite tarafından “Türkiye’nin En Aktif  Bilim ve Teknoloji Kulübü” seçilmişti. Ayrıca kulüp bu sene 10. yılını kutluyor. Her neyse, YTU  IEEE’yi bırakıp orataya çıkardığı işlerden birisi olan Yıldız Tornavida dergisinin 11. sayısına bir göz atalım.

Gün gelir, lazım olur” sloganıyla sunulan dergi bir kaç sene öncesine kadar herhangi bir şeye  benzemiyordu. 🙂 İçeriği sadece kulübün icraatlerinden ibaretti. Ne olmuşsa olmuş, 11. sayıya gelene kadar Yıldız Tornavida ekibi kendisini geliştirmiş, dergi denilebilecek bir içeriğe imza atmayı başarmışlar. Kapak konusu olarak seçilen yenilebilir enerji ile kapak tasarımının bir birini tamamlaması, kapak konusunun doyurucu olması Yıldız Tornavida‘ya ayrı bir hava katıyor. Üstelik bu güne kadar okuduğum dergilerin en az 4’te 1’nin reklamdan oluşmasına alışmış olan ben, Yıldız Tornavida‘nın 53 sayfasında YTU-IEEE‘nin kendi organizasyonları dışında bir reklama rastlamayınca hayal kırıklığına uğradım, tansiyonum düştü, bayıldım.

Ayıldıktan sonra YTU-IEEE‘yi ve Yıldız Tornavida ekibini gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyor, bir sonraki sayının daha dolu ve doyurucu olmasını bekliyorum.

Knorr Domates Çabuk Çorba Üzerine Analiz v.1

Knorr’un 22 gramlık paketlerde “hızlı” tüketiciyle buluşturduğu çabuk çorbaları mutlaka görmüşsünüzdür. Hatta merak edip içmiş bile olabilirsiniz. Tadı hoşunuza gitmiş yada gitmemiş olabilir. Yada hazır şeylerin acayip zararlı olduğunu ve uzak durmak gerektiğini felan da düşünüyor olabilirsiniz. Ben tüm bunları bir kenara bırakıp bir yiyecek olan çorba üzerine teknik zırvalar karalamayı hedefledim.
Okumaya devam et Knorr Domates Çabuk Çorba Üzerine Analiz v.1

Nokia E72 – Analiz Ettim v.10

Nokia E72’yi ayrıntılı olarak TeknoFrikik.com’daki galeride görmüştüm. Fotoğraflarda gördüğüm kadarı ile “idare eder” bir telefon olduğunu düşünmüştüm. Bir kaç gün önce de arkadaşımın elinde Nokia E72‘yi gördüm. Cihazla ilgili ilk izlenimim “bu bu kadar tipsiz miymiş?” oldu. Yine yakın zamanda tanıştığım BlackBerry Bold ile karşılaştırdığım zaman Nokia E72 kasadan” sınıfta kalıyor. Çin malı gibi duran QWERTY klavyesi, arka yüzde sonradan konulmuş gibi duran 5 MP kamerası, trackpadle desteklenen dokunması “acı verici” yön tuşu ve ön yüzdeki kenar hatları ile gayet itici bir telefon. Tabii kasanın güzel tarafları var. Büyük metal batarya kapağı, telefona estetik ve sağlamlık görünümü katmış mesela. QWERTY klavyenin hemen üstündeki menü tuşları ise E serisine özgü mesajlaşma ve iletişimi kolaylaştıran tuşların bu telefonlardan ayrılmayacağını bir işareti. Kutu içeriğinde sunulan kılıf ise Nokia’nın farkını orataya koyuyor. Her neyse, telefonun yazılımsal özelliklerine geçelim. Okumaya devam et Nokia E72 – Analiz Ettim v.10

Analiz Ettim v.8

Facebook için yaş sınırı istiyorum!

Bu ne ya? 6-7 yaşındaki çocuklar bile kayıt olmaya başladı. Daha iyi ile kötüyü ayırt edemezken ne işleri var Facebook gibi “sosyal” bir ortamda? Tamam teknolojiyi tanısın, takip etsin ama ne işin var senin bacak kadar boyunla Facebook’ta? Dışarıda herkes senin gibi saf duygularla dolaşmıyor ki. İpsizi var, kopuğu var, sapığı var, var oğlu var! Yavrum senin annen baban ayakta mı uyuyor? Nedir bu boşluk?
Çabuk sütünü iç ve yat 😀