Analiz Ettim v.3

Ermeni diasporası ne yapmaya çalışıyor?
Ben de bilmiyorum ama çok çalıştıkları belli. Hedeflerini yüzyıl önce belirlemişler, bu hedeften şaşmıyorlar hiçbir şekilde. Bence biz de ortaya bir hedef koymalıyız, Osmanlı’yı çöküşe götüren herkesden intikamımızı almalıyız mesela. Hatta daha sonra dünya üzerinde adalet dağıtmaya da kalkalım. ABD pek beceremiyo bu işi. :D

Niyazi Saral derki: Klavye kullanmak üretmektir; tıklamak ise tüketmek:

İngilizce, Almanca, Fransızca hangisini öğrenmeliyim?
Bu da, çağımızın ÖSS aldatmacasından sonraki en büyük palavrasıdır. Siz Türkçeyi öğrenin. En önemli dil kendi dilinizdir. Gençlerin fare yerine klavyeyi daha çok kullanabildiği günleri görmek isterdim. Klavye kullanmak üretmektir; tıklamak ise tüketmek.

Almanca, Fransızca, Rusça veya Çince hepsi boştur. Artık yabancı dil bilmek diye bir konu kalmadı. Dünya’da sadece iki dil var. Birincisi anadiliniz ve diğeri İngilizce. Bilişim çağında diğer dilleri “öğreniyorum” diye çabalamak anlamsızdır. “Çok büyük Alman şirketlerinde çalışırsın,” önermesi tam anlamıyla palavradır. Bu şirketlerde çalışan insanlar aynı zamanda İngilizce de bilirler. Uluslar arası hukuk..vs. Siz sadece Fransızca yazılmış herhangi bir uluslar arası anlaşma biliyor musunuz? İngilizceyiinternet üzerinden öğrenebilirsiniz. Yeter ki gayret edin ve çalışın. Öğrenmeyi şiar edinin.

Bu yazı 20 Temmuz 2009'da Çizgi-TAGEM'den gelen bültenden alınmıştır.

Read more

Analiz Ettim v.2

Toplu taşıma aracı hastalıkları:

Otobüse yada genelleştirelim, toplu taşıma aracına binen yalnız bir insancık ilk etapta kendine yer bulamazsa, ayakta yerini ayarlardıktan sonra yapacağı ilk iş cebinden/çantasından cep telefonunu çıkarmak ve kurcalamaktır. Bu durum gözlemlerime göre araca binen ve aynı durumla karşılaşan insanlardan yüzde 40′ı için gerçekleşir. Hatta çoğu kere tuş kilidi açılır, saate bakılır ve tuşlar kilitlenip cebe atılır… Bazen bu durum bulaşıcı olur, otobüste/tramvayda/metrobüste bu durumda olan birden fazla insan varsa, birisi cep telefonunu çıkarıp kurcaladıktan sonra diğerlerinin aynı şeyi yapma ihtimali yüzde 86.45′tir. Bulaşıcı yani…
Read more

Kısa Bir Güncelleme Arası

Dün gece hosting firmamı değiştirdim. Taşınma sırasında ziyaretime gelenler 404 hatası aldılar yada aşağıdaki sayfa ile karşılaştılar. :) Bir sene boyunca Sayfa.net’teyim.

Sessiz Blog 1 Yaşında

Bir sene, 4 gün önce (22 Şubat 2009) kendime doğum günü hediyesi olarak aldığım ( : P ) alan adına Sessiz Blog’u kurmuştum. Açılış yazım da buydu. Çok fazla zaman ayırmadığım bloguma 5800 almamla birlikte “ses” gelmşti. Günden güne artan ziyaretçi sayısı ile gözlerimi yaşartan blog şimdi bir yılı devirmiş bulunuyor. Planladığım şeyleri yapamamış olsam da size “geride bıraktıklarımızı unutup yeni sulara yelken açmaya devam ediyoruz” diyorum. :D

Teknolojik İlklerim

Bir kaç gün önce 20 yaşıma girmişim. Bunu farkedince şöyle bir geriye baktım. Kendimi bildim bileli ki kendimi 6 – 7 yaşımdan ber biliyorum, hiç de o kadar çok zaman geçmiş gibi değil. :) Böyle düşünürken ilk elektrik/elektronik ile ve bilgisayarla tanışmam aklıma geldi. İlkler unutulmaz ya…

Elektronik macerası ayrı bir konu, ben bilgisayar denilen alet ile ne zaman tanıştım ve hangi cihazla tanıştım, onu anlatayım. Yıl 1995 yada 1996, daha okula gitmiyorum yani. Babamın işyerine gidiyorum sık sık ve orada bir cihazla tanışıyorum. Oynamam için önüme konuluyor, böyle tuşları var, bildiğin klavye. :D Ekran ise yemyeşil, tek yapabildiğim harflere basmak… Ekran bir süre sonra böyle;

aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrppppppppppppppppppppppppppppppppppppffffffffffff fffffffffffffffflllllllllllllllllllllllllllllllllllrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrriiiiiiiiiiiiiiiiii qqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqqööööööööööööööööööööööööööööö

Tek yapabildiğim tuşlara basmak yani. :D Haa, klavye F klavyeydi bu arada. Bu bilgisayarcık iki parçadan oluşuyordu, klavye ve monitör. Fişini takıp düğmesine bastığın an açılıyordu. Windows mindows yok, yemyeşil bir ekran. MS-DOS’un yeşil hali yani. :D Şimdi eski topraklar hemen bilirler bu cacığı, bu Amstrad marka bir bilgisayardır. 1985 yıllarının ünlü işlemcisi Z80′den güç alır. İşlemci 4 MHz’dir, 48 KB ROM belleği ve 128 KB RAM belleği vardır. Ekran çözünürlüğü 600×200 piksel kadardır. Fazla meraklanmadan Amstrad’a bir göz atalım. Read more