Tez Yazıyorum

TezBloga bir şey karalamayalı epey bir zaman olmuş. İki üç cümle yazıp kaçayım. 🙂 Bu dönem bitirme tezi aldım. Mikrodenetleyici tabanlı bir sistem… Sistemi geliştirirken oldukça eğlenceli dakikalar yaşadım. 🙂 Yeni şeyler öğrendim. Devremi tamamlayıp kutulama işlemini bile yaptım ama tez yazımına hiç başlamamıştım. 🙁 Şimdi onunla cebelleşiyorum. Tez yazımı baya baya bir prosedürel olduğu için blog yazısı gibi kafama göre yazamıyorum. Mesela gülücük koyamıyorum cümlenin sonuna 🙂 çok sıkıcı arkadaş… Ben belki anneye anlatır gibi anlatmak istiyorum. İlla resmi olacak, edilgen olacak, dir, dur dür dır… Sanki ulusal gazetede yayınlanacak…

Hepsiburada Teorisi

Hepsiburada, kısa bir süre önce tasarımını yeniledi. Daha doğrusu makyajladı diyebiliriz. Çok acımasız olma derseniz sipariş verme adımları ve sipariş yönetimi ile ilgili bazı sayfaların tamamen yenilendiğini söyleyebilirim. Daha sonra bazı dünya devlerinden yatırım almak için hazırlandığını haberini aldık sevgili (!) hepsiburada‘mızın. Ben de tam bu sırada bir sipariş vermiştim. Siparişi verirken, sipariş sayfasının en gıcık yerinde bulduğum ödeme yöntemini taksitli ödeme olarak seçmiştim. Siparişi onayladığımda ödemenin tek çekim olarak yapıldığını anladım. Siparişi iptal etmek yerine hepsiburada‘nın çok ilgili (daha önceden tecrübe ettiğimiz ilgi hepsiburada 1 hepsiburada 2 hepsiburada 3) müşteri hizmetlerine mesaj ile durumu bildirdim. Bundan sonrasını zaten tahmin edebilirsiniz. Altı ay önceki rezalet aynen devam etmekte. Ürün elime ulaştıktan dört gün sonra çok sevgili hepsiburada müşteri hizmetleri “Kartınızdan tek çekim olmuştur.” diye mesaj gönderdi. Bu bilgi beni ne kadar mutlu (!) etti bilemezsiniz. Müşteri hizmetlerinin koltuğunda oturan bay/bayan oradan bakınca beni biraz geri zekalı görüyor herhalde. Tek çekim olduğunu anladığım için mesaj attım zaten, de ki sitede şu şu sebepten dolayı şöyle şöyle olmuş, eşeklik ettik özür dileriz, bir daha olmaz. Ama nerdeee… Neyse, mutlu (!) müşteri olarak hepsiburada’yı kınamaya devam ediyorum.

Yatırım almaları ile ilgili bir açıklama gelmedi diye biliyorum. Eğer yatırım almayı becerebilirlerse ilk elden geçirmeleri gereken şey bence müşteri hizmetleri. Sonra ne yaparlarsa yapsınlar…

Bu kadar rezaletten sonra hala neden hepsiburada‘dan alış veriş yapıyorsun diye soracak olursanız cevap oldukça basit: mecburiyet! E-ticaret pazarında oldukça güçlü bir konumda bulunan hepsiburada‘nın rakipleri hepsiburada’dan çok daha hızlı teslimat yapan ve müşteri memnuniyetine önem veren firmalar olsa da bazı ürünlerde düşük fiyat ve stokta ürünün olması gibi avantajı elinde bulunduran hepsiburada’dan alış veriş yapmak daha mantıklı geliyor.

Ayrıca hepsiburada hakkında şöyle bir teorim var: Okumaya devam et Hepsiburada Teorisi

iPhone ve Assistive Touch

iPhone kullanıcılarından edindiğim izlenime göre iPhone‘nun yegane butonu Ana ekran (home) oldukça hızlı ömrünü dolduruyor. iOS 5′den önce iPhone‘a birisi uygulama yazsa da home tuşu bozulanlar onunla idare etse diye düşünüyordum. Apple da benimle aynı şeyi düşünmüş olmalı ki 😛 iOS 5 ile bu sorunu çözdü. Apple, iOS 5’e AssistiveTouch isimli bir erişilebilirlik özelliği ekledi. Ekranda gözüken AssistiveTouch butona dokununca “ana ekran”, “aygıt > ekranı döndür, ekranı kilitle, sesi kapat, sesi aç, sesi kıs, salla”, tek parmak ile bir den fazla parmak dokunuşunu kontrol edebileceğiniz parmak hareketlerinin bulunduğu “hareketler” ve kendi parmak hareketlerinizi oluşturabileceğiniz “favoriler” butonları sizi karşılıyor.

Okumaya devam et iPhone ve Assistive Touch

Bulut Bilişim ve Güvenlik – Analiz Ettim v.11

Bulut Bilişim, global adıyla Cloud Computing geniş bant internetin bir meyvesi. GMail, Google Docs, Dropbox ve Windows Live Skydrive; isimlerini uzun süredir duyduğunuz bulut bilişim ürünlerinden bir kaçı. Bulut Bilişimin amacı kullanıcı sistemlerindeki iş yükünü azaltmak olarak özetlenebilir. Bir şirketin uygulaması için ise uygulamayı barındıracağı sunucu sistemlerinin masraflarının daha makul hale gelmesi denilebilir. Bulut bilişim ürünleri kullanıcılarının verilerini internet ortamında bardındırır ve kullanıcılara her an bu bilgilere ulaşabilme imkanı sağlar.  Sadece veri saklamak değil mesele, netbook yada benzeri cihazların web tabanlı uygulamalarla bu verileri işlemesi de sağlanabilmekte. Mesela Google Docs ile her türlü ofis dökümanı oluşturabilirsiniz. Bu durum kullanıcıyı yüksek donanım masrafından kurtardığı gibi paket program lisansı ücretinden de kurtarır. Bulut bilişimi az çok tanıdınız yada zaten biliyorsunuz, daha fazla bilgi için Google’ı kullanabilirsiniz, şimdi bulut bilişimin potansiyel dezavantajına bir göz atalım: Okumaya devam et Bulut Bilişim ve Güvenlik – Analiz Ettim v.11

Alttan Kaç Dersin Var?

Okulların bitmesiyle üniversite öğrencisi tatile çıkar. Ancak tatil, gidilen yerdeki yabancıların cins soruları ile berbat edilir. Yabancı anlamadığı halde öğrencinin üniversitede okuduğu bölümü sorduktan sonra aldığı cevabı patavatsızca “ooo, çok iyi; güzel bölüm” diye değerlendirir. Sıradaki soru bellidir: “Alttan dersin var mı?” Öğrenci bu sorunun ardından içinden şu cevabı verir: “Sana  ne! Seni bağlar mı? Sana desem ki bu sene aldığım bütün derslerden kaldım; bana bir yararı olacak mı ki? Neden alakasız işlere burnunu sokuyorsun? Ben sana beni ilgilendirmeyen sorular soruyor muyum?” ama kabalık olmasın diye yabancının suratına gülümseyip alttan dersi kalmadığını söyleyip konuyu kapatır. Yabancının hayatında öğrenciyi ilk ve son kez görmesi umrunda bile değildir halbuki. Hatta sorduktan kısa bir süre içerisinde aklından uçup gidecektir bu bilgi. Sadece laf olsun diye sormuştur. Ancak öğrenci tarafında durum böyle değildir. Çünkü yoğun bir final dönemi ardından “tatile” çıkmıştır. Okul yada onu hatırlatacak bir şey duymak istemez, sadece kafasını dinlemek ister. Hobileri ile uğraşmak, kitap okumak, uyumak ister. Yabancıların üzerine düşmeyen soruları ile muhatap olmak istemez. Gereksiz soruları cevaplandırmak, faydasız konuşmalarda bulunmak istemez. Aklınızda bulunsun. 🙂